Bugün Anadolu’da yeni Türk Devleti’nin temellerinin atıldığı gündür. Bugün aynı zaman da Atatürk’ün doğumunun 128.yılı. O’na doğum günü sorulunca “bu bir 19 Mayıs günü niçin olmasın?” demesi ve bu tarihin bildirilmesi ilginç değil mi?
O milletinin bağrına düştüğü tarih olan 19 Mayıs’ı doğum günü olarak benimsemesi bu güne ayrı bir anlam kazandırıyor.
Sevgili gençler Büyük önderimiz bu günü size armağan ettin. Atatürk Millî Mücadele sıralarında Türk milletini ileri götürecek olanların ve köhnemiş fikirlere karşı gelecek olanların genç fikirler olduğunu görmüştü. Bu nedenle de “gençlik” kavramı Atatürk için ayrı bir önem taşımaktadır. Atatürk gençlerden sık sık bahsederken, yaş sınırı dışında fikri olarak gençliği yani, fikirde yeniliği ifade etmiştir.
O’nun şu sözü çok anlamlıdır:“Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir.
”19 Mayıs 1919. “Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir” diyen bir önderle yürüyen bir halkın onur mücadelesinin başlangıç zamanıdır.
Bugünü iyi anlamak ve değerlendirmek gerekiyor. Hele içinde bulunduğumuz coğrafya, günümüzün koşulları ve ülkemizin karşı karşıya kaldığı tehlikeler karşısında konunun ne kadar önemli olduğu bir gerçek.
Efendiler, bütün işleri Avrupa'nın emellerine göre yapmak, bütün dersleri Avrupa'dan almak gibi bir takım zihniyetler belirdi. Hâlbuki Hangi istiklal vardır ki, ecnebilerin nasihatleri ile ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir.
Bu söze yorum yapmaya gerek var mı?
Atatürk, özgürlük ve bağımsızlığın Türk gençliği tarafından sonsuza kadar korunacağını biliyordu.
Mustafa Kemal Atatürk, bir ülke lideri değildir yalnızca. O bir modeldir. Doğu halklarına cesaret veren bir ışıktır. Liderliği her anlamıyla doğu halklarına örnek olmuştur. Bu gün batı ülkelerinin halklarına yeni verilen haklar Türk halkına Cumhuriyetimizin başlangıç yıllarında verilmiştir.
Gençlerine ve çocuklarına bayramlar armağan eden bir büyük liderdi o. “Yurtta barış, dünyada barış” diyen gerçek bir barışseverdi.
Her 19 Mayıs tarihini bu tutkuyla anarsak bu coşkuyla kutlarsak daha anlamlı olacaktır. Atatürk, Cumhuriyetimizi koruma ve kollama görevini gençliğe bırakmıştır. Onun ilkelerine sahip çıkmak, kuru kavramlarla mümkün değildir.
Milliyetçi genç, ülkesi için çağdaş ve gelişen dünyanın bilimsel, sanatsal gelişmelerini kendi halkına kazandıran genç olmalıdır.
Devrimci olan genç, yenilikçi ve diğer ülkelerden daha önce sezinleyebilmeli ve kendi halkına bu yenilikleri kazandırmalıdır.
Ülkemizi bekleyen iç ve dış tehlike odaklarına karşı her zaman uyanık olmak Türk gençliğinin görevidir.
Vatanın bağımsızlığı tehlikesi söz konusu olduğunda, tıpkı kurtuluş savaşımızda olduğu gibi, her türlü farklılıklarımızı tıpkı renklerin uyumu gibi birleştirip yine tek yürek olabilmeliyiz.
Yüzyıllardır ayrılmaz bir parçamız olan, Anadolu’nun her karış toprağında alın teri olan tüm yurttaşların bu bilinçte olması gerekmektedir. Doğusu batısı, kuzeyi ve güneyi ile bir bütünleşen tek vatan tek devlet dışında çözüm arayanlar ya da çözüm önerenler, cumhuriyet ve kazanımlarını yıkarak ulusal iradeyi yok saymaya çalışanlar; bilsinler ki bu vatan sahipsiz değil!
Bunlara yanıtımız kısa ve öz olacak iyi dinlesinler;
“Her yer Samsun; Her gün 19 Mayıs; Her birimiz Mustafa Kemalleriz…”
Sevgili genç yürekler, Büyük önderimiz bu günü size armağan etti. Sizler bu emaneti en iyi şekilde koruyacaksınız. Buna hiç kimsenin kuşkusu olmayacaktır.
Ancak yüreğimizde taşıdığımız Atatürk, Bayrak ve Vatan sevgisini, halkımızın gelişme ve refahı konusunda çalışma yapmamız için de kullanmalısınız. Hepinize bu büyük bayram kutlu olsun. |