| ABD'nin Maryland Eyaleti'ndeki küçük bir kasabada
bulunan Lexington Park lkokulu'nundan, 10 yaşında bir öğrenci söz almak
için parmağını kaldırır. O yöredeki bir lisede öğrenci olan başkan,
"Delegeye söz hakkı verilmiştir" der.
Öğrenci konuşmaya başlar: "R130 sayılı tasarıyı hatırlatarak
sözlerime başlamak istiyorum. Bu tasarıya göre çiftçiler, Chesepeake
Koyu'nun 60 m civarında gübre kullanamazlar. Gübreler koya ulaşıp
kirliliğe sebep olmakta ve balıkları öldürmektedir. Çiftçiler suya yakın
yerlerde ekim yapmasalar da yeteri kadar ürün alabilirler. Koydaki
kirliliği durdurduğumuzda, hepimizin daha iyi bir hayatı olacaktır.
Sorularınızı cevaplandırabilirim."
Bir el kalkar. Başkan söz hakkı verir. Bu öğrenci, gübrelerin koya
nasıl zarar verdiğini sorar. Konuşmayı yapan talebe de gübrelerin deniz
yosunlarına besleyici maddeler sağladığını, aşırı derecede büyüyen deniz
yosunlarının da istiridye, yengeç ve diğer canlıları oksijenden mahrum
ettiğini söyler.
Green Holly İlkokulu'ndan 11 yaşındaki bir delege de başka bir bakış
açısı sunar: "Ben bir çiftçiyim. Faturalarımı ödemekte güçlük çekiyorum.
Bakmam gereken üç çocuğum var. Eğer tarlamı gübrelemezsem iflas ederim."
Bu tasarıyla ilgili tartışma bir saatten fazla sürer. Koydaki seniz
canlılarını yakalayarak geçinenleri temsil eden öğrenciler, kirlilik
sebebiyle işlerinin nasıl kötüye gittiğini anlatırlar. Dükkan sahipleri
de, yine aynı sebep yüzünden mahalli ekonominin eskisi kadar iyi
olmadığına dikkat çekerler. Sonunda komite, tasarının düzelmesine ve
sadece durumu kötü olan çiftçilerin, suya yakın kesimlerde gübre
kullanabileceğine karar verir.
Lexington Park ve diğer birkaç ilkokulda uygulanan bu pilot projedeki
hedef, ailevi geçmişleri ve istidatlarına bakılmaksızın bütün
öğrencilerin matematik, fen, tarih ve coğrafyada temel kabiliyetlerini
(okuma, yazma, konuşma, dinleme) geliştirmek ve öğrendikleri herşeyi
tatbik ettirerek pratikte faydalarını görmelerini sağlamaktır.
Bu projede öğrenciler günde 90 dakikalık özel araştırmalar yapmakta,
faklı tarihi şahsiyetler veya meslek erbabının rollerine girmekte ve
üzerinde çalıştıkları ilmi keşiflerle tarihi hadiselere bizzat, aktif
olarak iştirak etmektedirler.
Temel kabiliyetleri edinmek gerekli, ama yeterli değildir.
Öğrencilerin problemlere mucitliklerini kullanarak çözümler getirmeleri,
kendi öğrenim süreçlerinin farkına varmaları ve farklı disiplinlerdeki
bilgiler arasında ilişkiler kurmaları da gerekmektedir. şte bu proje,
talebelerin sınıfta öğrendiklerini kullanarak ve işbirliği yaparak,
gerek hayali gerekse gerçek hayattan alınmış problemleri çözmelerine
imkan sağlamaktadır. Mesela Chesapeake Koyu'ndaki çalışmada öğrenciler,
kıtanın en büyük koyundaki kirliliğe çözüm bumak için birçok kanun
tasarısı yazmakta, teklif etmekte ve sonra da bunlar hakkında
tartışmalar yapmaktadır. Bu arada yaptıkları araştırmalar sayesinde
kirliliğin sebepleri, boşaltma havzası, gelgitler, yağış periyodu ve
deniz canlıları hakkında birçok şey öğrenmektedirler. Ayrıca derslerde
hükümet, politika, ekonomi ve coğrafyayla ilgili hususlar da gündeme
gelmektedir.
Başka derslerde ise öğrenciler mucitlerin, Anayasa Mahkemesi
üyelerinin, eski Mısır'daki firavunların danışmanlarının ve 15. asırdaki
kaşiflerin rollerine bürünmektedir. Bütün bu simülasyonlarda talebeler,
fen bilimleri ve sosyal hadiselere ait meseleleri tetkik etmek için,
küçük gruplar halinde kolektif çalışmalar yapmaktadır. Kitaplar ve
makaleler okumakta, el ilanları, mektuplar ve teklifler yazmakta,
gaazete ve multumedya raporları hazırlamak için resimler, grafikler,
müzik parçaları, bilgisayarlar, videolar gibi imkanlardan istifade
etmektedirler.
Öğrenciler kendileri için belli bir mana taşıyan problemleri çözmek
için bilgilere ve kabiliyetlere ihtiyaç duyduklarında motivasyon, merak
ve vukufları artmaktadır. Yaptıkları şeyler simülasyon da olsa
hisleriyle araştırmalara iştirak etmekte, öğrendikleri herşeyi tatbik
etmeye çalışmakta, başka bir ifadeyle uygulamak için öğrenmektedirler.
Yeterince motive edilen öğrencilerin, artan meraklarıyla bilgi peşinde
koştukları bir gerçektir. Mesela, Ankara'daki Özel Samanyolu Erkek
Lisesi'nde, 11-12 yaşındaki öğrencilere, İngilizce teknik bir terimin
manasını sorduğumuzda, sözlüklerde Türkçesi'ni bulamayan talebelerin,
önce Hacettepe Üniversitesi'ndeki bir profesörü, daha sonra ABD'deki
doktora yapan ağabeylerini aradıklarını müşahede etmiştik.
O halde bilgi çağında, çağların bilgi, vukuf ve hikmetini edinmek
için sıradışı bir motivasyon ve doymak bilmez bir merak taşımak
gereklidir. Nasıl ki bir araştırmacı, sürekli içinde bulunduğu ortamdan
istifade ederrek yetişir, yani yayınları takip eder, müzakereler yapar,
belgeselleri izler, seminer, konferans vb. toplantılara katılır, seyahat
eder, beyanatta bulunur, yazar ve kafa yorarsa, öğrenciler de zihni ve
kalbi istidatlarını inkişaf ettirmek için bir tahsil ve tetkik ortamında
çalışmalı, yetişmelidir. Bu ortamları, kendi kültürel motiflerimiz ve
evrensel değerlerle en güzel ve cazip bir şekilde hazırlamak da
öğretmen, pedagog ve idarecilere düşmektedir.
Kaynak:
"Roots and Wings: Inspiring Academic Excellence", R. E. Slavin vd.
Educational Leadership . November 1994. ss. 10-13. |